25 Nisan 2011

Ne yapacakmışız ne?!!

:)


Uzun zamandır didişiyoruz. Sınırları zorlama yaşı=4 yaş...
Yapma dedikçe sırıtarak devam ediyorsun. Canımı en çok sıkan yapmaya devam etmen mi sırıtman mı kafam karışıyor...
Bağır çağırın sonu gelmeli diye düşünüp "Çocuğunuza Sınır Koyma" adlı kitaba sarılıyorum. Seneler önce Kayra'ya uyguladığımız mola yöntemini gözden geçirmek için. Biliyorum sen molaya da gitmyeceksin. Molaya gitmediği için birine mola vermek nasıl olur diye kafayı yiyeceğim. Ama olsun. Okuyorum okuyorum tamam anladım.

23.04.2011 akşam evdeyiz. Çay demledik. Sende içmek istiyorsun. Peki diyoruz. Çaylarımız aldık, televizyonu kapattık. Bir şey konuşmak istiyorum sizinle deyip ilk davetimi yapıyorum ve başlıyorum anlatmaya:

- Kızım şimdi birbirimizi çok incitiyoruz. Birbirimize bağırıyoruzya. Kuralları yeterince açık ifade ediyorum ama sanırım kuralları kabul etmek konusunda iş birliği yapmak istemiyorsun. Bundan sonra sen koyduğumuz kuralları kabul etmediğin zamanlarda sana kuralı sadece bir defa hatırlatacağım. Eğer kuralı uygulama konusunda iş birliği yapmamaya devam edersen bizim odada 5 dk mola alacaksın. 5 dk bitince geri gelebilirsin yanımıza ama aynı tavrına devam edersen yeniden bir 5 dk mola alman gerekecek. Anlatabiliyor muyum kızım?

Başını sallıyorsun. Ama ben tam olarak anladığından emin olmak isityorum ve tekrar ediyorum durumu. Anlıyor musun kızım? Hadi söyle iş birliği yapmadığın zaman ne yapacağız. Sana hatırlatacağız bir kez değil mi?. Eğer uymazsan ne yapacakmışız? Başını biraz eğip gözlerinle yan yan bakarak cevap veriyorsun;

-ANAMIZI CEP TELEFONUNDAN ARAYACAKMIŞIZ!!?!!?!?!

Yıkıldığım andır. Gülme krizine girdik. Durup dururken aklımıza her geldiğinde ağız dolusu güldük. Durumu toplamaya çalışmak için harika bir espiriydi çok güzeldi ama durumu anladın inşallah demekle yetinip gülmeye devam ediyorum:)

İlahi çocuk ilahi...

Not: Büyüdüğünde espiriyi kaçırmış olacaksın. Bu bir reklam sloganı aslında. Turkcellin reklmanından. Yeni öğretmen olmuş bir kızımız bir köy okuluna atanır. Okul sobalı haliyle ama sobayı yakamaz. Çocuklara laptoptan belgesel açar ve annesini cep telefonundan arayarak sobanın neden yanmadığını öğrenir. Sobanın havalndırma kapağını açması gerektiğini öğrenir ve soba başarı ile yakılır. Sobanın havalandırma kapağını çocuklar öğrensin diye düşünür ve sorar: "Evet çocuklar soba yanmadığı zaman ne ypacakmışız? Muzurlardan biri cevap veriyor: "Anamızı cep telefonundan arayacakmışız...."

1 yorum:

  1. Efloşum sana ne desem bilemiyorum. Konuş konuş bir kulaktan girip diğerinden çıkıyor. Ama sana kızmak şöyle dursun seni hiç mi hiç yagırgamıyorum. Zira teyzene çok benziyorsun. Biz böyleyiz. İster beğensinler ister beğenmesinler:)Ama inan beğenilmeyecek bir şeyimiz yok. Sadece biraz farklıyız. Bu da bizi biz yapıyor. Telefonla aradığımız anamız var ya herhalde ablasını daha iyi tanıyordur seni büyütürken. Tanıyon mu Selmoş???

    YanıtlaSil